Rubailer

   

    RUBAİLER 

 

Yel eser, umutlar savrulur gider;  

Sensiz, bensiz kalır bağlar bahçeler;  

Altın gümüş nen varsa harcamaya bak!  

Ölür gidersin, düşmanın gelir yer. 

 

Bir su, bir damla suymuşuz, bele düşmüşüz;  

Şehvet ateşiyle dışarı savrulmuşuz;  

Yarın yel savuracak toprağımızı:  

İçelim, hoş geçsin üç nefeslik ömrümüz. 

 

Feleği döndürebilir misin muradınca?  

Ne çıkar gök yedi kat değil sekiz katsa?  

Er geç toprağa karışıp gidecek gövdeni  

Ha ovada kurt yemiş, ha mezarda karınca. 

 

Kendiliğinden var olmuş sanma beni;  

Bu kanlı yola ben sokmadım kendimi;  

Bir gerçek varlık beni var etmiş olan;  

Yoksa kimdim ben, neredeydim, neydim ki. 

 

Evren kırıntısı bu güzelim yıldızlar  

Gelir giderler, dünyayı bezer dururlar;  

Göklerin eteğinde, toprağın koynunda  

Doğdukça doğacak daha neler neler var. 

 

Gece, gül bahçesinde, ararken seni,  

Gülden gelen kokun sarhoş etti beni;  

Seni anlatmaya başlayınca güle  

Baktım kuşlar da dinliyor hikayemi. 

 

ÖMER HAYYAM